Sudan'ın doğusundaki Port Sudan kentinde süregelen iç savaş ve altyapı yetersizlikleri, temiz suya erişimi temel bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürdü. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) verilerine göre üç yılı aşkın süredir devam eden savaşın ortalama gelirleri 1990'ların başına gerilettiği ülkede, şebeke hattına bağlı olmayan haneler içme suyunu sokak satıcılarından yüksek fiyatlarla temin ediyor. Kentte yaşayan birçok aile, aylık kazançlarının tamamını yalnızca günlük su ihtiyacını karşılamak için harcadıklarını belirtiyor.
Kentin günlük su ihtiyacının yarısını karşılayan Arbaat Barajı'nın Ağustos 2024'te aşırı yağışlar ve seller sonucu çökmesi, su krizini daha da derinleştirdi. Barajın yıkılmasıyla kuyu ve boru hatları tahrip olurken, Afrika Kalkınma Bankası kentin su arzının toplam talebin yüzde 40'ından azını karşılayabildiğini bildirdi. Su dağıtım istasyonu işletmecileri, yakıt maliyetlerindeki artış nedeniyle 50 bin litrelik bir su tankerinin maliyetinin savaş öncesine kıyasla üç kattan fazla yükselerek 1,5 milyon Sudan pounduna ulaştığını kaydetti.
Uluslararası kuruluşlar hasar gören şebekeyi onarmak için 15 su kuyusu açıp 17 kilometrelik yeni boru hattı döşeyerek yaklaşık 230 bin kişiye su ulaştırmayı hedeflese de, yerinden edilenlerle birlikte nüfusu bir milyona ulaşan kentte açık kapanmıyor. Port Sudan Eğitim Hastanesi Acil Servis Direktörü Dr. Emad Hafez, arıtılmamış su kullanımının kolera, ishal ve sıtma gibi salgın hastalık risklerini artırdığını, yetersiz hijyenin ise sağlık hizmetlerini doğrudan tehdit ettiğini açıkladı.
Bölgemiz için çok güzel bir haber, yetkililerin ellerine sağlık.