Bolu (Merkez) — Almanya'nın Stuttgart kentinde bulunan Wilhelma Hayvanat Bahçesi'nde yaşamını yitiren Molly adlı dişi Hint fili, Buzul Çağı teknolojilerini araştıran bilim insanlarına nadir bir inceleme zemini sundu. Arkeologlar, filin kaburga kemiklerini kullanarak yaklaşık 30 bin yıl öncesine tarihlenen mamut kemiği aletlerin üretim süreçlerini deneysel arkeoloji yöntemleriyle adım adım yeniden canlandırdı.
Bölgedeki Hohle Fels ve Geißenklösterle mağaralarında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan mamut kaburgasından yapılmış buluntular, Üst Paleolitik dönemin 34 bin ile 29 bin yıl öncesine denk gelen Gravettian evresine işaret ediyor. Bu arkeolojik alanlarda en sık rastlanan bulgular arasında, o dönemdeki insanların avladıkları hayvanların postlarını işlemek için yararlandıkları düzleştiriciler öne çıkıyor.
Araştırma ekibinin düzenlediği deneysel atölye çalışmasında katılımcılar, Molly'nin kaburga kemiklerini yarıp mağaralarda bulunan örnekler gibi biçimlendirmeye çalıştı. İlk denemelerde kemikleri odun yarar gibi dikey biçimde bölme yoluna gidilse de bu yaklaşım kemik dokusunun çatlamasına yol açarak başarısızlıkla sonuçlandı. Çalışmalar, hortumlu canlıların kaburgalarından dayanıklı alet elde edebilmek için parçanın uzunluğu boyunca adım adım yatay ilerleyen bir kesme tekniğinin zorunlu olduğunu gösterdi.
Deney süreci aynı zamanda tarihöncesi zanaatkarların yararlandığı tamamlayıcı alet türlerini de aydınlattı. Taş keskiler ve kamalar kemiğin derinliklerine inemeyip kısa sürede kırılırken, geyiklerin el ve ayak tarağı kemiklerinden üretilen aletler yüksek esneklikleri ve süngerimsi dokuya rahatça nüfuz edebilmeleri sayesinde üstün başarı gösterdi.
Laboratuvar ortamında kaburgaların sert ve kırılgan yapısının yanı sıra kemik iliğindeki yağın beyaz, yapışkan bir tabakaya dönüşmesi araştırmacıları zorlayan unsurlardan biri oldu. Bu durum, Gravettian avcı-toplayıcılarının mamut kemiklerini işlerken hayvanın ölümünün hemen ardından toplanmış çok taze malzemeleri tercih ettiğine yönelik güçlü bir veri sundu.
İncelenen mağara buluntularındaki düzleştiricilerin yetişkin fil Molly'nin kemiklerine kıyasla çok daha küçük boyutlarda olması, antik dönem ustalarının daha kolay işlenebilen genç veya yavru mamut kaburgalarını bilinçli olarak seçtiğini düşündürüyor. Elde edilen veriler tarihöncesi teknolojilerin kesin kanıtı sayılmasa da dönemin zanaatkarlık dinamiklerine ve alet yapımının perde arkasına ışık tutuyor.
Bölgemiz için çok güzel bir haber, yetkililerin ellerine sağlık.